28 Eylül 2006

Baba evi

Henüz bir insancıkken gözünü açtığın ilk yer,ilk ev...gözlerine bakan ilk gözler..ellerini tutan ilk eller,şefkate en çok ihtiyacın olduğu bu günlerde iki tane melek hep yanında,bekliyorlar..uyurken en son gördüğün tebessüm dolu gözler uyandığında ilk gördüğün gözler oluyor..öğrendiğin ilk kelimeler de bu meleklerin isimleri oluyor....anne..baba..


Biraz büyüyünce, herşeyi onlarla öğreniyorsun.henüz herşeyi ilk defa görürken onlar yine yanında.her düştüğünde uzanan eller, yine ellerini ilk tutan eller...bakışırken gözlerinden akan sevgiyi şefkati kalbinde hissetmek...her türlü sıkıntı da aslında sıkılmamak, seni bir meleğin mutlak surette kurtaracağına inanmak...hasta olunca iki melekle beraber uyumak...akşam eve gelirken kırmızı kaplı çikolata istemek...ve daha bi sürü şey...


İnsanın ömründe yaşadığı en güzel bayramlardır heralde baba evindeki bayramlar.geleni gideni bitmez..tabi her gelenin eli öpülür ve para alınır..hatta bazı dalgın misafirlerin bir kaç kez bile parası alınabilir:)


Çoluk çocuk arabaya doluşup seyahate çıkmanın tadı da başkadır bu evde.acıkınca yol üstünde kendin pişir kendin ye yapmak veya evde hazırlanan zeytinyağlı dolmalarla dere kenarında piknik yapmak da çok zevklidir.


Bir pazarı vardır babaların ama çocuklar bu konuda pek anlayışlı olamazlar, illa gezmeye gitmek isterler.anneler hep idareci durumundadırlar,iki tarafında gönlülünü etmeye çalışırken genelde üzülen de hep onlar olurlar maalesef. bazan babadır bazan da çocuklardır galib gelen..


Babaların hep kızdığı müsade etmediği bir şeyler vardır mutlaka, ama ne tatlıdır bunları babadan saklayarak gizlice yapmak, eğer kazayla yakalanırsanız yine annedir arayı yapan...


Akşam olunca melekler tuttururlar yatın diye,bahaneleri de hep aynı olur,yarın ki okul:)
Sırf uyumamak için acıkır birden karnınız, melek işte acıktım deyince dayanabilir mi?


Eğer evde ablanız falan varsa hele iki taneyse size ev işlerinde pek bir şey kalmaz..onlar temizler toplar küçük kardeşler dağıtırlar..ama bu saltanatın ömrü pek kısa olmuştur maalesef:)


Bayramıyla seyranıyla gezmesiyle tozmasıyla acısıyla tatlısıyla baba evi işte...hiç unutulurmu?

5 yorum:

Ebrûlî dedi ki...

ne tatlı hatıralar..

ablaların da maşallah sabırlıymış. Sen dağıt onlar toplasın. ooh.. :)

Siyah Zambak dedi ki...

ooooo...kimler gelmiş..
gözlerimiz yollarda kalmıştı arkadaşım..hoşgelmişsin..

evet ablalarım sabırlıydılar ama büyük ablam daha bir sabırlıydı küçük olan aslında pek de sabırlı davranamıyordu ama abla işte ne yapacan..:)

Aşk-ı Beka dedi ki...

baba evi..
çok kıymetlidir efendim..
baba evinden ayrılmamış biri olarak, unutulur mu? sorusuna şimdiden, "nasıl unutulur!" diye cevap vermek istiyorum :)

Mühendis dedi ki...

hakkaten anneler ne hikmetse hep idareci konumunda oluyorlar, bir tampon bölgesi gibi, baba ile bireyler arasında bir köprü, sanki bir dekoder...
baba evi hiç unutulmaz, bilakis uzaklaştıkca yakınlaştırır insanı

Siyah Zambak dedi ki...

aşk-ı beka,
madem ayrılmamışsın, tadını .ıkarmanı tavsiye edeyim sana..gerçi ne kadar çıkarsanda netice de özleniyor elbette..

mühendis bey,
evvela ziyaretiniz için teşekkür ediyorum.

annelerin aile içindeki yerini güzel tanımlamışsınız:)