6 Ekim 2007

Kabir Azabı

Fotoĝrafta Ommanın devlet hastanesinde ölen 18 yaşlı gencin resmi. Gencin cesedi gömüldükten sonra üç saat sonra babasının talebi üzerine kabirden geri çıkarılmıştı. Hastanede vefat eden genç aynı gün hoca tarafından yıkanmış, cenaze kılınıp defnedilmişti. Görgü tanıkların, akrabaların ve doktorların ifadelerine göre genç siyah saçlı, hiç bir yerinde kırık, dövülme veya işkence yeri olmadıĝı şekilde defnedilldiĝini ifade ediyorlar. Fakat gömüldükten üç saat sonra babası doktorların oĝlunun ölüme sebep olan dianoza şüphe eder ve oĝlunun kabirden çıkartılıp otopsi yapılmasına talep etmişti.Üç saat önce defnedilen genç çıkarıldıktan sonra, onu gören aile fertleri ve tüm akrabaları şok olmuşlar. Çünkü kabire koydukları genç idi, fakat üç saat sonra önlerinde yatan saçları bem-beyaz olan, sanki çok ihtiyar bir insanın cesedi idi. Saçları beyaz, bütün bedenine inanılmaz seviyede işkence ve azab vermenin izleri bulunuyordu. Ellerin, kolların ve ayakların kemikleri kırık vaziyette. Kaburga kemikleri kırık ve bedenin içeresine inanılmaz bir şiddetle basık durumdaydılar. Bütün bedeni ve yüzü yekpare bir morluk hale gelmişti. Kurtuluşu artık ummayan ve sonsuz acıya mazhar olduĝu açık gözlerinden ve kurumuş kandan gencin inanılmaz bir işkenceye tutulduĝunu gösteriyorÖlen gencin akrabaları İslam âlimlere yöneldiler. Onlar da durumu öĝrendikten sonra, hepsi dilbirliĝi ile Kabir azabının ibretli bir örneĝin olduĝunu ifade ettiler


cesareti olanlar burdan fotoğraflara ulaşabilirler..


http://www.kadinlarkulubu.com/kabir-azabi-resimli-18-hamilelere-yasak-t21695/index.html

5 yorum:

Kâzım Mızrak dedi ki...

# Furkân
Bu resimleri, belki geçen sene diyeyim.. ben de gördüm. İlk tepkim, bazı adi insanların; din tüccarlığı yapmakta olduklarına dairdi.

Yorum yazacak vaktim yoktu, konu ile ilgilenmedim. Öyle kaldı.. şimdi yine karşıma çıkıyor.

Sayfanızda, ve bağlantı adresini verdiğiniz sayfadaki mezkur hikayeyi okudum.. .

Bunun yanı sıra.. tarihlere batım; o kadar zaman geçmiştir ki.. bir aklı selim meseleyi aydınlatmak adına yazmıştır diye düşünerek forumun son sayafalarını arandım.

Umduğum yazıyı, ilk açtığım sayfada buldum.. daha da bakınmayacağım.

Bu yazıyı da [ şurada ] bulabilirsiniz; ayrıca, buraya da alıntı yapayım..

Meseleye açıklık getirmek isteyen kişiye ne ölçüde inanırsınız bilemem; ama öyle, ama böyle.. insanların kanına korku vahşet tohumları ekerek dini bir sömürü aracı olarak kullanan kimselere verilecek bir cevap illâ vardır.

Allah'ı sevdirmek duruken; cehennem azabı ile (veya aslı kabulümüz olan, ama safsatalara karnımız tok olan kabir azabı ile) körpe beyinleri dine karşı soğutmak oyununa gelmesin hiç kmseler.

Bu işin arkasında dini sömürmek isteyen din tüccarları olacağı gibi; dinin karşısında olan Tanrı tanımazlar zümresinin de hesabı olabilir.

Sözü çok uzattım.. bitireyim,

Daha önce de (bu resimler ile karşılaştırğımda) söylediğim gibi; aynı şeyi söylüyorum;

çok okuyunuz, çok araştırınız.. . doğruyu, yanlıştan ayıracak furkân 'ı edininiz. Bu, bir bireysel mücadeledir; gaye olmadan, emek harcanmadan bâtıl hakkı bulmaz !

* * *

.. Bahsetiğim Yazı Şöyle ..

Allah'tan korkmaz, kuldan utanmazlar Allah adına mucize uydurmayı sürdürüyorlar. İşte kabir azabı sonucu tanınmaz hale gelen Ummanlı delikanlı yalanının gerçek yüzü:

Amerikalı maktul, "kabir azabı kurbanı"na nasıl dönüştü(rüldü)?

Fotoğrafların, anlatılan kişiler ve mekanlarla uzaktan yakından hiç bir ilişkisi yok. Propagandacının -ucuz korku filmlerini andıran- iddiasına kaynak teşkil eden ürkütücü fotoğraflara, bundan en az iki yıl kadar önce, dünyaca ünlü şiddet görüntüleri sitesi www.rotten.com'da rastlamıştım. Olayın kahramanı durumundaki kişi ise ne aslen Ummanlı, ne Müslüman, ne de esmer olan biriydi. Kırsal bir bölgede cinayete kurban gitmiş olan sarışın ve orta yaşlı bir Amerikalıydı bu...

Birileri bu talihsiz adamı katletmiş, sonra cesedini yarı çıplak bir durumda yakınlardaki ormana atmış ve güvenlik güçleri de cesedi bir kaç hafta sonra bulmuşlardı. Açık hava koşullarında uzunca bir süre kaldığı için de doğal olarak cesette gözle görülür deformasyonlar ve renk değişimleri başlamıştı. Sarışın kişilerin saçlarına bu rengi veren pigmentler, bedenin ölümünden sonra sert güneş ışığı altında yavaş yavaş beyaza dönüşürler. O yüzden, fotoğrafları gördüğümde dikkatimi ilk çeken şey de kurbanın saçlarının sarıdan beyaza çalar bir görünüm alması olmuştu. Ve herşeyden daha önemlisi de, "Babası tarafından hastanede gusül abdesti aldırıldı, sonra da cenaze namazı kıldırılıp toprağa verildi" denilen bu kişi, böyle bir dinî ritüelden sonra herhalde "slip" tarzı bir iç çamaşırı ile gömülmüş olamazdı. Ama bizim Ummanlı Müslüman mevta, her nedense fotoğraflarında beyaz iç çamaşırıyla poz vermekteydi. Sanırım, bütün dikkatlerini "Nasıl daha korkutucu olabiliriz" konusuna verdikleri için, bu ayrıntı öyküyü hazırlayan kişinin gözlerinden kaçmış.

Meçhul propagandacı, uzun uzadıya aktardığı yalanlarına son noktayı ise bir "posta formu" ile koyuyor. Formun başına "Bu yazıyı ve fotoğrafları arkadaşına e-posta ile gönder" yazılmış. Ayrıca, sitenin adını da "God is one" (Allah birdir) koyarak, aklı sıra öyküye evrensel bir nitelik kazandıracak ve bunu uluslararası propagandada kullandıracak bu büyük tebliğ ustamız. Oysa ki fotoğrafların asılları, bu siteyi okuyacak kişi için topu topu bir tuşluk mesafede durmakta. Ama dünya cahillerin gözünde çok büyük ve kaçıp saklanması oldukça kolay bir yer olduğundan, bizim yalancı için de böyle ayrıntıların hiç bir önemi yok. Bir gün birilerinin aynı anda hem kendi sitesini hem de www.rotten.com daki ilgili sayfaları ziyaret edebileceğini ihtimalden bile saymıyor.


* * *

Konu ile ilgili suâl olursa.. muhatab olabilirim. Ama, herkes bildiğini okumakta özgürdür.

Saygılarımla,

* * *

@ Siyah Zambak,

Konuyu gündeme getirmiş olmanıza memnuniyet duydum.. buraya alıntıladığım yazıyı daha önce görmüş, okumuş, ve itibar etmemiş olabilirsiniz;

fakat ben önemsiyorum.. . buradaki istişare, fikir teâtisi, münazara.. mesele ile yeni karşılaşmış olan misafirler için yapıcı bir kazanç sağlayabilir.

Saygılarımla,

Siyah Zambak dedi ki...

resimleri ilk gördüğümde acaba demiştim ve de hala demekteyim. resimler hakkında bir çok rivayet var.fakat ben çok da üstüne düşüp araştırmadım, benim için bu dehşet görüntülerin gerçekten azap çeken bir gence ait olması veya bahsettiğiniz gibi olmaması çok da önemli değil. eğer dediğiniz gibi bir uydurma söz konusuysa insanların dini duygularıyla oynandığı için üzülürüm sadece. benim söylemek istediğim bir şey var o da şudur; bundan çok daha feci şekilde kabir azabı vardır elbette.biz korkalım ya da korkmayalım..belki tahmin bile edemeyeceğimiz kadar fecidir ve de bundan Allaha sığınmak lazımdır.Allahtan korkmak veya korkutulmak kötü bir şey değildir. Allahı sevdiğimiz gibi korkmak da gerekir. Cenab-ı Hakk buyuruyor;

"İzzet ve celalim üzerine kasem ederimki dünyada benim korkumdan ağlayan gözleri cennette çok güldüreceğim."

Rabbim dünyada korkusundan ağlayıp cennette gülen gözlerden etsin gözlerimizi..

Amin.

Kâzım Mızrak dedi ki...

@

Cevabınızı makul, ve okunmaya görüyorum, sizinle çok yönde hem fikirim.. detayda kaybolmamak lâzım.

Dediğiniz gibi.. resimler hakkında, birbirini yalanlayan bir sürü rivayet var mezkur sayfada.. belki birisi doğrudur, belki de hiç biri; bu bakımdan kesin konuşmamak lazım.

Korku kavramını da iyi tahlil etmeli; nasıl bir korku ile, ve nasıl bir sevgi ile Allah'a (cc) mukabelede bulunmalı.. anlamalıyız, en azından bu yolda çaba harcayabilmeliyiz.

* * *

"Rabbim dünyada korkusundan ağlayıp cennette gülen gözlerden etsin gözlerimizi.."

Öyle bir korku ki, Rabiatül Adeviye'de olduğu gibi olsun inşâ Allah.. O'nun sevgisini, ve O'na karşı olan rabıtayı kaybetmek korkusu.. .

Rabiatül Adeviye Hazretleri, şöyle bir korkuya sahipti örneğin..

"Yâ Rabbi! Senin cehenneminden korkup sana ibadet ediyorsam, o cehenneminde beni yak, senin cennetine girmek için çalışıyorsam o cennetine de beni ebedi koyma. Senin cemaline, didarına, gurbiyyetine aşıksam ondan da beni ayırma."

Âmin,

Kâzım Mızrak dedi ki...

# Düzeltme

"ve okunmaya görüyorum" değil,
"ve okunmaya değer görüyorum" şeklinde olacaktı.

Adsız dedi ki...

hayat cok kötü yerlere düsürmüsin kimseyi kimseyi ALLAH yolundan ayırmasın (gmz)