Lay lay lay lay lay lay lay laaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaay Türkiyeeee!
Ayet-el kürsi okumaktan dilimde tüy bitti belki ama rabbim dualarımızı karşılıksız bırakmadı çok şükür. Galibiyetimiz mübarek olsun. Allah sonunu getirsin inşaallah.
Annemi, babamı, kardeşlerimi... çok özledim. Gidip biraz hasret gidermem lazım. Blogumu ihmal edermiyim bilmiyorum. Benim işim pek belli olmaz, geçen sene yaz tatilinde hiç göstermediğim bir performansı göstermişdim ve her gün yeni birşeyler yayınlamıştım ama bu sene aynı başarıyı gösterebilirmiyim bilemiyorum. Ne desem yalan olur, bekleyelim, görelim:) Eğer yazamazsam, şimdiden tıklayıp tıklayıp yeni bir yazı göremeyenlerden çok özür dilerim. Her fırsatta yazmaya çalışacağım inşaallah.
Şu aralar hepinizin de bildiği gibi Ciddede berberlik yapan bir türk, idama mahkum edilmiş durumda. Haberlerde söylendiğine göre mısırlı komşusunun: "Allaha küfretti" iftirası yüzünden idama mahkum edilmiş türk berber. Hepimiz böyle bir haberin karşısında elbette sinirlenir kızarız. "Bu nasıl bir adalet, nasıl bir karar? Bu kadar ucuz mudur insan hayatı? Hele ki Arabistan gibi dini diyaneti iyi bilen ve yaşayan bir ülkede Allahın verdiği canı almak bu kadar basitmidir?" deriz. Bu hususda kulağıma gelen bir duyumu sizinle paylaşmak istedim.
Hayatımın en güzel günleriydi o günler, şimdiler de ise sadece hatıralarda kaldı... Çok özlüyorum o günlerimi. Cuma namazını kılmak üzere cemaat mescide giriyor. Kalabalık muazzam...
Yeşil kubbe ışıldıyor güneşin altında...
Yakın zamana kadar Arabistan'da trafik kuralları pek yok gibi duruyordu. Uzaktan bakınca, herkes kafasına göre aracını kullanıyor gibi gelirdi insana. Ama artık öyle değil. Aldığım istihbarata göre, 1 Muharrem 1429 tarihinden itibaren trafik cezalarında artış olmuş. Yeni cezaları mutlaka bilmeniz gerekir bence. Hiç öyle :" Ben ne yapayım ordaki trafik cezalarını "demeyin. Hiç belli olmaz, herşey insanlar için. Olurda bir gün , Arabistan'ın trafiğinde araç kullanırken, kırmızı ışık ihlali yaptıktan sonra şefkatli şortayla başbaşa kalmış buluverirseniz kendinizi, bilin ki size çay kahve ikram etmeyeceklerdir. Neler yapacaklarını beraber görelim;

Çoluk çocuk ipi arabaya bağladılar ve.. 
hüzünlü bakışlarla ipe bakakalan gözlerden de anlaşıldığı gibi ip kopuverdi. Bu hüzünlü atmosferden etkilenmiş olacak ki; ingiliz teyze de kendi çapında yardım etmeye çalışıyor sağolsun ipten daha kırılgan haliyle.
Sonunda ipi taktılar ve tekrar: "Ya Allah" dediler fakat arabamızın nasıl kurtulduğunu yakalayamadım, kızım sağolsun, lafa tuttu beni. Bizim arabayı kurtardılar, fakat sevinçden direksiyondaki adam frene basmayı unutunca kendi arabalarının lambalarından oldular maalesef. Aksilik işte..:)
Bu arkadaş, operasyonun başında ip lazım olunca aramaya çıkmıştı. O gelene kadar kaç ip takıldı.. kırıldı.. sonunda sağlam bir iple operasyon başarıyla tamamlandı.. fakat kendisi denizden bulduğu kırık pırçık bir kaç iple yeni teşrif etti :)
...ve mutlu son.. sizlere minnettarız. Siz karşımıza çıkmasaydınız şu anda o arabanın içinde açlıktan baygın düşmüştük hepimiz. Bundan sonra azığımızı hazırlamadan yola çıkmak yok. noluuur, nolmaaaz. Herşey insan için.
Araba kurtulduktan sonra ilerlemiş saate ve soğuyan havaya rağmen planlarımı devreye sokmak istemişdim ama bu kez de sürpriz misafirlerimiz vardı. Koca denizde başka balık tutacak yer kalmadı sanki. Hayret bir şey..Belli ki nasip değildi bugün bize denizin tadını çıkarmak. Bari biz de balık tutalım dedik, balıklar için kızarmış sosisden hazırlanmış özel yemi taktık oltaya ve attık denize. Bu sefer de oltamız kırıldı. Zaten kızım da bu arada sosisleri yemiş bitirmişdi.:(