9 Eylül 2008

Kabe'de Ramazan

Cuma günü Mekke'ye gidip umre yapmak nasip oldu çok şükür. Mekke çok kalabalık ve çok sıcaktı. Resmen yanıyordu.Herkes telaş içinde, Kabe'de bu ramazan günü nasıl daha çok ibadet edebiliriz düşüncesiyle koşuşturuyordu.

Yetkililer boş durmamışlar, sağosunlar. Say yerinde genişletme yapılmış, iki katına çıkarılmış. İyiki de yapılmış. Eskiden o dar yere nasıl da sığarmış insanlar hayret! Bu kadar yere bile zor sığılıyor halbuki.

Aşağıdaki resimlerde sizlere de değişikliği anlatmaya çalışıcağım.
Merve tepesinden çekilen bu resimde gördüğünüz alan, eskiden gidiş geliş olarak kullanılan alanın hemen hemen tamamıydı. Şu anda sadece geliş olarak kullnılıyor.

Yine merve tepesinden benzer bir resim

Burda da biraz tepeden çekmeye çalıştım.

Burası Safa tepesi. Kalabalık resim de nasıl gözüküyor bilemem ama hakikatte anlatılmaz yaşanır. Fotoğrafları çekmek için olduğum yerde bir kaç saniye beklemek bile çok zor.

Resimlere bakınca yine canım çekti, Rabbim tüm isteyenlere ve bana tekrarını nasip etsin.

Sabah namazından çıkarken havaya kaldırılmış cep telefonuyla çekilen bir resim. Namazdan çıkan cemaat akıyor sokaklara doğru. Resim biraz tuhaf çıkmış ama o şartlarda daha iyisini çekemezdim.

Burada da, yukarıdaki resimde gördüğünüz cemaatin ön kısmı görülüyor.
Elimden gelse her anı fotoğrafa çekip sizlere göstermek isterim ama mümkün değil tabi. Zaten Kabe'nin içinde sürekli fotoğraf çekmek hoşuma gitmiyor. Maneviyatı bozuyor sanki. Buna sebebiyet vermek istemediğim için ancak bu kadar çekebildim şimdilik. Zamanla yine çeker yine yayınlarım inşaallah.

Hayırlı Ramazanlar

Sözlerime blog camiasında klasikleşmiş cümlelerle başlamak istiyorum;
Uzun zaman oldu yazmayalı. Belki son postumu, bir bahar sabahında bile yazmış olabilirim, hatırlamıyorum.
Tatil dönemi diyebiliriz, vakit sıkıntısı diyebiliriz, ortam sıkıntısı diyebiliriz, çoluk çocuk bile diyebiliriz:) Bir sürü bahanem var anlayacağınız. Fakat tek bilmenizi istediğim şey; aklım hep blogumdaydı.
Arada bir uğruyordum buralara. Sizleri de ziyaret ediyordum ve çok üzülüyordum. Ben Türkiyeye gittim, gezdim, gezdim, gezdim, aylar sonra Arabistana geri döndüm ve bilgisayarımın başına oturduğumda herkesi bıraktığım gibi buldum. Öyle boşalmış ki bloglar, kimi tıklasam aylar, yıllar önceki yazısı hala sebatla bekliyor sayfasında. Herkesin blogunun boynu bükülmüş. İçim acıdı.
Eski günleri yâd ediyorum bazan. Heeey gidi günler heey...Bence herkes şöyle bir sirkelenip kendine gelmeli. N'oldu size blogcu arkadaşlarım, dostlarım? Hiç biriniz yoksunuz. Hatta şu anda kendi kendime konuşuyormuşum gibi geliyor inanın. Bu derece yani:(
Daha ne diyeyim bilmiyorum ki. En kısa zamanda eski günlerimize dönmek ümidi ile...